Bu site teknik, analitik ve üçüncü taraf çerezleri kullanır.
Göz atmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.

Preferences cookies

ERTELENDİ: Konferans | Yerebatan Sarnıcı: Roma ve İstanbul arasında sanat ve restorasyon

Değerli İtalyan Kültür Merkezi dostları,

Türkiye’yi vuran şiddetli depremin ardından ulusal yasa saygının bir göstergesi olarak, İtalyan Kültür Merkezi’nde bu hafta yapılması planlanan etkinlikleri askıya alma kararı aldığımızı bildiririz.

Etkinlikler ileri bir tarihe ertelenecektir. Daha fazla bilgiye web sitemiz, sosyal kanallarımız ve haber bültenimizde yer verilecektir.

Bir kez daha hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Dualarımız ile afet alanında mahsur kalanlar ve ilk yardım ekiplerinin yanındayız.

İstanbul İtalyan Kültür Merkezi

 

Monica Morbidelli ile “Türkiye ve İtalya arasında sanat ve restorasyon” isimli ikinci konferans dizisi

Konuşmacılar: Mim. Eugenio Cipollone, Mim. Doğu Kaptan

Moderatör: Mim. Monica Morbidelli

 


Müdahale – Mimarlar, yeni aydınlatma projesiyle birlikte su altındaki binanın güzelliğini artıran minimal bir tasarımla müdahale ettiler. 2020 yılı sonunda ihalesi yapılan şantiye 8 ayda tamamlanmıştır: eski beton yürüyüş yolu yıkılarak 1.400 metrekarelik bir alanı kapsayan ziyaret güzergahı yeniden tasarlandı. Yeni yürüme yolu (genişliği 1,3 ila 3 metre arasında değişen), önceki ağır yapıların yerini almış olup anıtın tabanına daha yakın olan hafif metal yürüyüş yolları yapılmıştır. Böylece ziyaretçi kendini neredeyse suyun yüzeyinde yürürken ve yukarıdaki tonozların güzelliğine ve yüksekliğine hayranlıkla bakarken bulur.

Projenin temeli – İstanbul Yerebatan Sarnıcı’nın tarihi İmparator Konstantin dönemine kadar uzanır ve 532 yılında İmparator Justinian (527-566) tarafından Doğu Roma İmparatorluğu’nun altın çağında genişletilir. Yaklaşık 140 metreye 70 metre genişliğinde bir alana sahip, birbirinden 4.80 metre aralıklı, on iki sıra halinde düzenlenmiş 336 adet 9 metre yüksekliğindeki sütunlarla işaretlenmiş bir yeraltı mimarisi örneğidir. Ortaçağ boyunca unutulan imparatorluk sarayına ve civar yerlere su sağlayan anıtsal hidrolik sistem, 16. yüzyılda tesadüfen yeniden keşfedilmiştir.

1987 yılında halka açılan, yıllar içinde ülkelerindeki Louvre ve Kolezyum ile karşılaştırılabilir ziyaretçi sayılarına ulaşarak, Türkiye’nin kültür başkentinde kısa bir kalışta bile görülmesi gereken en ikonik anıtlardan biri haline geldi. daha sonra gerekli restorasyon ve bakım çalışmaları için ziyarete kapatılmıştır. Yaklaşık 10 bin metrekarelik bu şaşırtıcı alanı çevreleyen çevre duvarları, 4 metreden az olmayan kalınlıkta su geçirmez harçla örülmüş tuğlalardır.

Aydınlatma projesi – Müdahalenin temel bir yönü, StudioIllumina tarafından geliştirilen ve 750’den fazla farklı aydınlatma armatürünün kullanıldığı Türk şirketi TEPTA Lighting tarafından oluşturulan yeni bir aydınlatma konseptinin tanıtılmasıdır. Işığın anlatımı kavramsal açıdan çeşitli algısal senaryoları öngörür. Dışa yolculuk, sadece arka ışıkla ortaya çıkan bir ormana girmek gibidir ve antik minyatür dünyasından ilham almaktadır. Perspektifin merkezi bir öneme sahip olmadığı, bunun yerine tasarım ve şekillere yer açmak için kaybolma eğiliminde olduğu Doğu dünyasına bir övgü niteliğindedir.

Konferans, İtalyan Kültür Merkezi salonunda yapılacaktır.

İtalyanca-Türkçe simultane tercüme sağlanacaktır.